![]() |
| | Konu Araçları |
| | #1 |
| | Bir gün bir köylü Atatürk’ün Orman Çiftliği sınırları içindeki bir tarlayı, kendi tarlasıymış gibi sürüyordu Onu gördüler Uyardılar, dinletemediler Bunun üzerine Atatürk’e söylediler ATA ve Köylü Atatürk denetlemeye çıktığı zaman o tarafa gitti Yanındakiler toprağı sürmekte olan köylüyü göstererek: -İşte budur, dediler Atatürk yavaş yavaş ona doğru yürüdü; yaklaşınca sordu: -Burada ne yapıyorsun? Köylü gülümsüyordu Son derece sevip saydığımız, fakat asla korkmadığımız bir insan karşısında nasıl durursak köylü de öyle duruyordu Sakin bir sesle cevap verdi: -Tarlayı sürüyorum -İyi ama, bu tarla senin midir? -Değildir -Kimindir? -Atatürk’ündür! ![]() Köylü bu cevapları vermekle suçu kabul etmiş oluyordu Bu itibarla dava kaybolmuş demekti Atatürk, kendi toprağına tecavüz edildiği için değil, haksızlık yapıldığı için sertlendi ve sordu: -İyi ama, sen başkasına ait bir toprağın ona sorulmadan ve izin alınmadan sürülüp ekilemeyeceğini bilmiyor musun? Köylü hiç telaş etmiyordu Aynı sükunetle dedi ki: -Biliyorum, fakat benim bu tarlayı sürüp ekmeye hakkım vardır! Atatürk’ün kaşları çatıldı, büyük bir merak ve hayretle ona sordu: -Bu hakkı nereden alıyorsun? -Çok basit ![]() ![]() Atatürk bizim babamız değil midir? İnsan babasının tarlasını sürüp ekerse kabahat mi işlemiş olur? Atatürk’ün yüzünde takdir ve sevgi duygularının en coşkununu anlatan engin bir gülümseme oldu; köylünün sırtını okşadı ve: -Haklısın! ![]() diyerek uzaklaştı KAYNAK ; N A BANOĞLU, Nükte ve Fıkralarla Atatürk, s 99-100
|
| |
| Sponsored Links |
| İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz. |
![]() |
| |