Forum Alev

Forum Alev

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele

Geri git   Forum Alev > İslamiyet > İslami Konular > Zekat

Forum Alev


             
zekatın tanımı ile ilgili Benzer Konular
1502 Kez Görüntülendi

Zekatın Yararları
Zekâtın Dağıtım Usulü
Zekatın Teşriî Hikmeti
Zekâtın Mahiyeti
Zekatın önemi ve faydaları

Veren Açısından Zekâtın Önemi Nedir | Kimlere Zekat Verilir, Kimlere Verilmez?
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 26-06-2008   #1
 
Standart zekatın tanımı

zekatın tanımı isimli yazı Mumsema zekatın tanımı Forum Alev


Kelime anlamiyla zekat; temizlik, artmak, bereketli olmak, iyi ve düzgün olmak manasina gelir
zekatın tanımı Dini anlamiyla ise; nisap miktari zenginlige sahip olan Müslümanin Allah'in hakki olanlara verilmesini emrettigi belli miktarda mali vermesidirVeren kimseyi cimrilik kirlerinden ve günahlardan temizledigi ve malinda berekete vesile oldugu için, kelime manasi ile dini manasi arasinda bir bag vardir
Örfde, mecburi olmayan küçük bagislar için kullanilan sadaka kelimesi de, Kur'an'da ve hadiste zekat manasinda kullanilmistir
Zekatin Hükmü
Zekat, hicretin ikinci yilinda, Ramazan orucundan sonra farz kilindi, Islam'in bes sartindan birisidirKur'an-i Kerim'de zekati emreden pekçok ayet vardirBunlardan birisi:
"Iman edip iyi isler yapan, namaz kilan ve zekât verenler var ya, onlarin mükâfatlari Rableri katindadir Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler" mealindeki Bakara Suresi, 277 ayetidir Bu ayette beraber zikredilen namaz ve zekat kelimeleri Kur'an-i Kerim'de ayni ifade ile birçok yerde daha tekrarlanmistirBu ayetlerden bir kismi sirasiyla: Bakara Suresi 177 ve 271,Enam Suresi 141, Tevbe Suresi 11 ve 60, Enbiya Suresi 73, Nur 37, Beyyine Suresi 5 Ayetleridir
Iki Cihan Serveri Efendimiz (sav)'in de bu konudaki hadislerinden birkaç örnek verelim:
"Islam, bes esas üzerine kurulmustur:Allah(cc)' dan baska ilah olmadigina ve Muhammed (sav)'in Allah'in peygamberi olduguna sehadet etmek, namaz kilmak,zekat vermek,Ramazan orucunu tutmak ve hacca gitmektir" (Tirmizi Iman-3; Buhari Iman-1;Müslim Iman-21)
"Mallarinizi zekat ile koruyunuzHastaliklarinizi sadaka ile iyilestiriniz, bela dalgalarini dua ve niyaz ile karsilayiniz" (Büyük Islam Ilmihali, Ömer Nasuhi Bilmen, Bilmen Yay,Sy435)
Zekatin dinimizdeki yeri nedir?
Zekat, dinin diregi olan Namaz ibadetinden hemen sonra gelmekte ve birlikte zikredilmektedirIkisinin birbirine baglanmasinin en mühim hikmeti, namazin dinin diregi, zekatin ise Islam'in köprüsü olmasidirNamaz, dini koruyan, zekat asayisi temin eden Ilahi iki esastir
Ebedi saadetin basta gelen sartlarindan biri olan zekat,öylesine kuvvetli bir iman asametidir ki; müminlerle kanli çarpismalara giren müsriklerin tevbe edip namaz kilmalari ve zekat vermeleri halinde , savas halinin kalkacagi ve eski müsriklerin bu alametlerle birlikte müminlerin din kardesi vasfini kazanacaklari bildirilmistir( Tevbe Suresi 5Ayet – "Haram aylar çikinca müsrikleri buldugunuz yerde öldürün; onlari yakalayin, onlari hapsedin ve onlari her gözetleme yerinde oturup bekleyin Eger tevbe eder, namazi dosdogru kilar, zekâti da verirlerse artik yollarini serbest birakin Allah yarligayan, esirgeyendir" )
Zekatin dindeki ehemmiyeti içindir ki; Peygamber Efendimiz Hazretleri (sav) 'nin vefatindan sonra halife seçilen HzEbu Bekir (ranh) , zekat vermeyenlerle savasmis ve bununla ilgili olarak söyle söylemistir:
"Allah (cc) ' a yemin ederim ki, namazla zekatin arasini ayiranlarla mutlaka savasacagim Çünkü zekat mali bir haktirAllah(cc) 'a yemin ederim ki;Resulullah (sav) 'a vermis olduklari bir deve yularini dahi bana vermezlerse ,bu sebeble onlarla mutlaka savasirim" (Ebu Davud – Zekat:1)
Zekat Vermemenin Mesuliyeti
Gerek ayetlerde gerekse de hadislerde farz olan zekati vermeyenler siddetle tehdit edilmislerdir Kur'an-i Kerim'de Ali Imran Suresi 180Ayetinde "Allah'in, kereminden kendilerine verdiklerini (infakta) cimrilik gösterenler, sanmasinlar ki o, kendileri için hayirlidir; tersine bu onlar için pek fenadir Cimrilik ettikleri sey de kiyamet gününde boyunlarina dolanacaktir Göklerin ve yerin mirasi Allah'indir Allah bütün yaptiklarinizdan haberdardir" denilmistirPeygamber Efendimiz Hazretleri (sav) bir hadisi serifinde "Allah'in kendisine vermis oldugu malin zekatini vermeyen kimsenin mali, Kiyamet gününd, iki gözünde iki siyah nokta bulunan, dehsetli,zehirli bir yilan sekline sokulur ve bu yilan o gün mal sahibinin boynuna sarilirSonra agzi ile mal sahibinin çenesinin iki tarafindan yakalar ve 'Ben senin dünyada çok sevdigin malinim, ben senin hazinenim ' der" söylemistir ( Buhari, Zekat:3 ; Ibni Mace, Zekat:3 )

 



capkin is offline  
Sponsored Links
İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
Alt 21-08-2009   #2
 
Standart --->: zekatın tanımı



Zekat Zekat Islam'in Köprüsüdür Zekat vermek farzdır Peygamberimizin hicretlerinin ikinci yılında, oruçtan önce farz kılınmıştır İslâmın şartlarından birini teşkil etmektedirFakire nisap miktarından fazla zekat vermek

 

ZıRDeLi 68 is offline  
Alt 17-11-2009   #3
A.R.Borazan
 
Standart Nmaz Zekat



22 Temmuz 2009 Çarşamba
KUR'ANDA TARİF EDİLEN NAMAZ
4/43-Ey iman edenler, sarhoş iken, ne dediğinizi bilinceye ve cünüp iken de -yolculukta olmanız hariç gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayakyolundan (hacet yerinden) gelmişseniz yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin, (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize sürün Şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir
Bazı kuran okuyucu kardeşlerimizin, Kuran yeterlidir, kuranda her örnekten bir örnek verilmiştir Ve de hiç bir noksanlık yoktur ayetleri karşısında kuranı biz anlayamayız kuranı ancak peygamber efendimiz açıklar veya yaşar biz ondan öğreniriz diyenlere karşı kuranda şekillenmiş namaz yoktur deyip karşılık vermişlerdir
Kuran Namazı iki kısma ayırmıştır Birincisi şekillenmiş olan günde beş vakit tarif edilen sembol olarak kılınan namaz Diğeri de Bu namazın haline uygun olarak yaşanan hayattır İlk ayet örneğinde vermiş olduğum namaz kuranda yaşadığın hayat namazını Allah ile beraber olup İstişare yapıp ve her vakit arasında yaşadığın hayatın hesabını vermektir Nasıl sicili bozulmuş bir kişinin emniyet güçleri tarafından gözlem altında tutulmasa da her gün gelip ben buradayım sizin sandığınız gibi ben suç işlemiyorum deyip de günün belirli saatlerinde imza atıyorsa namaz da aynen öyledir
Allah Kendisini veli olarak kabullendiği kullarını en güzel bilendir Onların nasıl bir yapıya sahip olduklarını en güzel bir şekilde bilmektedir Bu Sebeple günde beş vakit diğer dünya işlerinin yanında Allah ile zorunlu bir durum olması dışında kendisiyle kullarının bir araya gelmesini istemektedir Bu anlatış ve anlayış ilk etapta okuyucuları hayrete düşürebilir Ama kurandan okumak koşulu ile Allah namaza davet etmektedir Bildiğiniz gibi şura suresinde Allahın vahiyle konuştuklarından birisi de gönderilmiş olan peygamberlere indirileni okudukları zaman konuşmuş oluyorlardı
42/51- Kendisiyle Allah'ın konuşması, bir beşer için olacak (şey) değildir; ancak bir vahy ile ya da perde arkasından veya bir elçi gönderip Kendi izniyle dilediğine vahyetmesi (durumu) başka Gerçekten O, Yüce olandır, hüküm ve hikmet sahibidir
“veya bir elçi gönderip Kendi izniyle dilediğine vahyetmesi (durumu) başka “ Ayette geçen bu ifade Allahın insanlarla elçi aracılığı ile konuşması oluyor Yani iman eden bir müslüman namazda olsun diğer zamanlarda olsun kuranı veya diğer peygamberlere gelen kitapları orijinal haliyle okuduğu zaman Allah ile konuşuyor demektir Zaten müslümanlar namazlarında kuranı okudukları zaman yaşayacak oldukları kuralları hayatı Allah ile konuşup pratik hayatta nerde ne yapılması gerektiği şeyler konuşulmaktadır
Namaz insanların iman edenleri disiplin altına alarak nefislerinin ona yapacakları kötülüklere karşı korumak için, onu zırhlarla korumak içindir Bilindiği gibi
İblis devamlı pusuda insanın zayıf anını beklemektedir Ne zaman zayıf bir anını buldu hemen fırlayarak Yılanların avını yakalamak için saldırdığı gibi insanın üzerine saldırarak avını yakalamaktadır İşte Hazreti Yusuf peygamberin söylediği çok doğrudur
12/ 53- "(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir" Elbette takva iktidarını kendisinde kuranlar nefsin iblisin şerrinden Allaha sığınarak korunurlar Bu bir başka ifadeyle Vücudun bağışıklık sistemi zayıfladığı zaman dışardan gelen mikroplar vücudu kontrol altına alarak onu ölüme doğru götürmesi gibidir İşte Namaz insanlara Dünya hayatında nerde hangi konumda nasıl davranıp yaşayacaklarına ait çizmiş olduğu hayat projesi ile diğer tehlikelere kötülüklere karşı korumaktadır Namaz bir başka deyişle insanların iman edenleri hayata karşı eğiterek onları yaşanan hayatı kolaylaştırmaktadır hantal bir hayattan kurtarmaktadır Canlı dinamik psikolojik olarak güçlü bir konuma getirerek yaşanan hayatın anlamlı olduğunu kendisine kanıtlamaktadır
Yine bir taraftan namaz Bazı İnsanların nefislerine zor gelip de o amelleri işleyenlere kolaylaştırmaktadır
2/ 110- Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin; önceden kendiniz için hayır olarak neyi takdim ederseniz, onu Allah Katında bulacaksınız Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı görendir Bu ifadeyle insanların tekrar dönüp de yapmış oldukları yanlış davranışların düzeltme imkânı olmadığı gün gelmezden önce eğiterek dünyada onları büyük hesap gününe karşı hazırlamaktadır Bir başka deyişle kimsenin kimseye fayda veremeyeceği herkesin hesabını kendisinin göreceği güne karşı hazırlamaktadır
2/ 48- Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının
Namaz kişilerin her attığı adımın doğru mu yanlış mı olduğunu takip edendir Yani onun suflörüdür yanlış yaptığı zaman hemen uyarır Çünkü Aynı insan hem yanlışın hem de doğrunun yanında olamaz ya iman eder hakkın yanında olur ya da iman etmez şeytanın yanında olur
33/ 4- Allah, bir adamın kendi (göğüs) boşluğu içinde iki kalp kılmadı ve kendilerini annelerinize benzeterek yemin konusu yaptığınız (zıharda bulunduğunuz) eşlerinizi sizin anneleriniz yapmadı, evlatlıklarınızı da sizin (öz) çocuklarınız saymadı Bu, sizin (yalnızca) ağzınızla söylemenizdir Allah ise, hakkı söyler ve (doğru olan) yola yöneltip-iletir
Namaz kıldığının şuurunda olanlar, insanları ve kainatı yaratan Allaha namaz kılıyorlarsa Onun yarattıklarından herhangi birini sevgi ve ibadet yönüyle Allaha denk veya Allahın üzerinde bir konuma yerleştiremez Ona duyduğu sevgiyi saygıyı ve ihtiramı yaratıklardan hiç birine veremez onun dengine veya üstünde bir sevgi veya saygı gösteremez
Bu sevgi ve saygı bazılarında öyle boyutlara ulaşıyor ki, Bazıları peygamberleri Allahtan daha çok seviyor bazıları Âlimlerinden daha çok seviyorlar Bakınız kuran Hıristiyan olanlarda bunun örneğini verirken
5/ 116- Allah: "Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki İlah edinin, diye sen mi söyledin?" dediğinde: "Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz Eğer bunu söyledimse mutlaka Sen onu bilmişsindir Sen bende olanı bilirsin, ama ben Sende olanı bilmem Gerçekten, görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sensin Sen"
İyi niyetler sadece yeterli olmuyor Peygamberler Allahın kulu ve elçisidir tutarda insan Allahın yarattığını Allahın konumuna koyarsa zulüm yapmış kelimeleri yerinden oynatmış Allahın hakkına tecavüz ederek şirk koşmuştur İşte Allah’ın en çok celallendiği konu kendisinin karşısına hakkı olmadığı halde ilah edindikleri bir put dikmiştir

19-Çok sorulan sorulardan birisi de Kuranda Namazın tarifi ve vakitleri yok Bunu nereden öğreneceğiz?
Namaz Kuranda kişilerin yaşadığı hayatın ve dinin adıdır İki kısımda ele alınır Birincisi kuranın orta namaz diye bahsettiği Allah’ın tarif ettiği şekildeki, yaşanan hayat namazı, Hayat namazını Kılmayan kişilerin günün belirlenmiş vakitlerindeki kılınması emredilen namazını kılmasının bir anlamı yoktur İşte tarif edilen kurandaki hayat namazı
2/177- Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahdileştiklerinde ahitlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır) İşte bunlar, doğru olanlardır ve muttaki olanlar da bunlardır
İşte Kuran bir kişinin söylediklerinin samimi olup olmadığını, yaşadığı hayatla sorgulanması gerektiğini söylüyor Eğer Kişi Kendisinin Allah’a ve Allah’tan gönderilmiş olan peygamberler ve kitaplara inanıyorsa, bunu hayatıyla buluşturması gerekmektedir Yani inancını yaşaması gerekmektedir İşte asır suresinde dikkat çekilen konu da budur
103/1- Asra Andolsun;103/2- Gerçekten insan, ziyandadır103/3- Ancak iman edip Salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka
Allah İman eden ve Salih amel işleyenler için bir yol belirlemiş, o yol Kur’anın tarif ettiği yoldur Ölçü odur terazi odur mizan odur İnsanlar neleri ne kadar yapabilmişse o kurana uygunluk derecesine göre değere tabi tutulacaktır İşte hayat namazı budur İkinci olarak kılınan namaz da yaşanan hayatın Allah’a ait olduğunu belirlemek amacıyla Allah’ın insanlardan istediği benim tespit edebildiğim kadarıyla Peygamber için Altı, Diğer Müslümanlar için de beş vakit şekillenmiş olan namaz vardır Daha önce de bahsettiğim gibi bu şekillenmiş olan namazın Allah Katında hüsnü kabul görmesi için düzgün, Allah’ın emir ve yasaklarına uyulan bir hayatın oluşu neticesinde kılınması gerekir İşte Maun suresinde namazları kabul olunmayacak kişilerin tanımını Şöyle yapmaktadır
107/1 Dini Yalanlayanı gördün mü?2-işte yetimi itip kakan3- Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur4- Namaz kılanların vay haline,5-Ki Onlar namazlarında yanılgıdadırlar6- ve ufacık bir yardımı da engellemektedirler”İşte bu tip insanların Allah katında kılmış oldukları namazlar kabul olmayacaktır
Önce Namaz Allah’a Kulluk Yapmayı kabul edenlerin başta peygamberler olmak üzere günün tarif edilen belirli vakitlerinde Allah’a Ait yaşanan Hayatın İnsanın kendi kendisi ile hesaplaşarak Allah’a Bilgi verilmesidir Yani Yaşanan hayatın o bölümü ile ilgili diliminde yapmış olduğu yanlışlıklardan dolayı özür dileyerek kendisinin, Allah’tan af ve mağfiret dileyerek, doğru yolda yürüyebilmesi için dua etmesidir Dikkat edildiği zaman insanlar, çok yanılgıda, çok aceleci çok unutkandır Çünkü Onu Doğru Yoldan engelleyen ve devamlı yanlışa götürmenin hesaplarını yapan iblis ve şeytanla imtihan edilmektedir
Önce Kuranda Namazın kaç rekât olduğunu ve namazın kime ve kimin adına kılınması gerektiğini yakalamaya çalıştıktan sonra hangi vakitlerde kılınması gerektiğini bulmaya çalışalım inşallah
ALLH’IN KURAN DA TANIMLADIĞI NAMAZ SAVAŞ ANINDA BİR REKÂT NORMAL ZAMANLAR DA İKİ REKATTIR
4/101100- Allah yolunda hicret eden, yeryüzünde barınacak çok yer de bulur, genişlik (ve bolluk) da Allah'a ve Resûlü’ne hicret etmek üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelen kişinin ecri şüphesiz Allah'a düşmüştür Allah, bağışlayıcıdır, esirgeyicidir
4/101- Yeryüzünde adım attığınızda (yolculuğa ya da savaşa çıktığınızda), kâfirlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanlarınızdır
4/102- İçlerinde olup onlara namazı kıldırdığında, onlardan bir grup, seninle birlikte dursun ve silahlarını (yanlarına) alsın; böylece onlar secde ettiklerinde, arkalarınızda olsunlar Namazlarını kılmayan diğer grup gelip seninle namaz kılsınlar, onlar da 'korunma araçlarını' ve silahlarını alsınlar Küfredenler, size apansız bir baskın yapabilmek için, sizin silahlarınızdan ve emtianız (erzak ve mühimmatınız)dan ayrılmış olmanızı isterler Yağmur dolayısıyla bir güçlüğünüz varsa veya hastaysanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir sorumluluk yoktur Korunma tedbirlerinizi alın Şüphesiz, Allah kâfirler için aşağılatıcı bir azap hazırlamıştır
4/103- Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır
Şimdi ben burada ki anladığımı, okuyucularla paylaşmak isterken benim söylediğim doğru deyip dayatmak istemiyorum Eleştiri mutlaka olacaktır Onları da saygı ile karşıladığımı belirtmek isterim
Allah Kuran da Ayette belirtildiği gibi bir korku ve savaş namazından bahsetmektedir Kuran bir konuyu işlerken bir hikâye bir masal gibi anlatmamıştır Daha öncede verdiğim örnekteki gibi dağın içerisindeki madenleri nasıl inceleme ve tahlil yaparak, ayrıştırıp, ayrı ayrı ortaya çıkıyorsa, kurandaki ayetlerin kastettikleri manalarda kuran içerisine serpiştirilmiş vaziyettedir Onun yorumunu kuranın bütününde aramak lazımdır
Nisa suresinin yüz ikinci ayetinde, Allah resulüne savaş anında kılınan kısaltılmış bir namazın tatbikatını yaptırıyor Ve nöbetleşe kılınan namazdan bahsediyor “ Sen içlerinde olup, onlara namazını kıldırdığında, onlardan bir gurup seninle birlikte namaza dursun Silahlarını (yanlarına) alsın böylece onlar secde ettiklerinde, arkalarınızda olsunlar,” İşte buraya kadar peygamberin önderliğinde bir gurup Müslümanın kılmış oldukları namaz anlatılmıştır Secde ifadesi de kuranın diğer ayetlerinde söz edilmektedir Kılınan peygamberin dışındaki Müslümanların namazı bir rekât olmaktadır Ayete devam edelim, Namazlarını kılmayan diğer gurup seninle birlikte namaz kılsınlar” işte burada ikinci gurubun da kıldığı namaz da bir rekâttır Bu ayetin orijinalinde yok ama birinci gurupta kılınan namazın rekât sayısı ikinci gurupta da verilmeye gerek yoktur Peygamber iki tane guruba ayrı ayrı birer rekât kıldırmasından dolayı kendisi iki rekât diğer Müslüman cemaatlerde birer rekât kılmış oluyorlar Bu Hem onlardan peygamberin farklılığını izah ederken hem de bir önderin her konuda önce taşın altına elini koyan kendisi olmalı ki kendisini takip edenlere o yaşam zor gelmesin Onunla ilgili bir ayet örneği nakledelim
17/79- Gecenin bir kısmında kalk, sana ait nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır” İşte bu namaz Diğer Müslümanların kılmak zorunda olmadığı namazdır
Yine namazların rekâtları ile ilgili ayeti incelemeye devam edelim Asıl ayette önemli olan ve verilmek istenen mesaj” onlar da 'korunma araçlarını' ve silahlarını alsınlar Küfredenler, size apansız bir baskın yapabilmek için, sizin silahlarınızdan ve emtianız (erzak ve mühimmatınız)dan ayrılmış olmanızı isterler Kâfirlerin Allah Müslümanların boşluk anını yakalamak için fırsat kolladıklarını onlar hep birden eğer namaz kılarlarsa fırsatı ganimet olarak bilirler ve sizi yenilgiye uğratarak kendi dinlerine çekerler Veya sizi eziyete uğratırlar uyarısında bulunmaktadır Allah Kendisine inanan ve kul olanlara öyle bir yaşam biçimi öğütlemektedir ki Normal anda kılınan namazı iki rekât savaş anında kılınan namazı da bir rekâta düşürerek Müslümanların diğer vakitlerini boş durmaksızın eşyanın dilini çözerek küfrün karşısında güçlü onurlu ve dik duruşu göstererek Allah’ın dinini yeryüzüne duyurulmasını istemektedir
8/60- Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın Bununla, Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanınızı ve bunların dışında sizin bilmeyip Allah'ın bildiği diğer (düşmanları) korkutup-caydırasınız Allah yolunda her ne infak ederseniz, size 'eksiksiz olarak ödenir' ve siz haksızlığa uğratılmazsınız” Görüldüğü gibi Namaz esas olarak Allah adına yaşadığının ibadet ve kulluğu Kime yaptığını sembolize etmektir Yoksa Allah’ın insanların namazına ihtiyacı yoktur İnsanların namaz kılmaya ihtiyacı vardır Namaz insanları gerçekten farkında olarak eğer kılınıyorsa kötülüklerden alı koyar
29/45- Sana Kitap'tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür Allah, yaptıklarınızı bilir
Bakınız namaz normal şartlar altında veya güvenliğin oluştuğu zamanlarda tam olarak kılınması gerektiğini emretmektedir
4/103- Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır”
Daha önce bahsettiğimiz gibi savaş anında veya kâfirlerin kötülük yapma korkusuyla namazın kısaltılması gerektiği vurgulanırken, acaba kısaltılma dört rekâttan bir rekâta mı kısaltılıyor Yoksa iki rekâttan bir rekâta mı kısaltılıyor? Dikkat edildiği gibi orada peygamber namazı korku anında iki rekât kılıyor Çünkü bölükler halinde iki cemaat oluşuyor Diğerleri ise birer rekât kılıyorlar Ben bu konuda normal şartlar altında namazın iki rekât kılınması, ayetin anlattığına göre daha uygun olur kanaatindeyim Çünkü şu Anda aramızda peygamber yok Ama ben dört rekât olarak anlayanlara da saygım vardır Yanlışlıklarından dolayı insanlar bütün cehtlerini gösterdikleri zaman sorumlu tutulmayacaklardır O zaman şu çelişki ortaya çıkmaktadır Kuran hiçbir zaman şu namazı iki şu vakit namazları dört şu vakit namazı da üç rekât kılacaksınız diye bir emir vermemiştir Doğru olanı, ya hepsi ikidir ya hepsi üçtür, ya da hepsi dörttür Farklı farklı rekat sayısı olmaz
Ama bir gerçek vardır ki, Cuma namazı genelde ittifak halinde, bütün imamlarda veya alimlerde iki rekat olduğu bize mütevatir olarak gelmiştir Cuma namazının islâmın emirlerinin sansür uygulanmadan kılındığı yerde, öğle namazının yerine geçtiği halde öğle namazı dört rekat Cuma namazı ise iki rekat kılınması çelişki oluşturmaktadır Yani Cuma namazı iki rekâtsa öğle namazı da iki rekat olmalıdır Öyleyse diğer namazlar da ikişer rekattır Diyebiliriz Dört kılanlara da neden dört kılıyorsunuz diye yadırgamam Ama Allah’a ait olan ibadet ve kulluğu saptırarak namaz kılış şeklini bir de başka birilerinin adını kullanarak kılınırsa bu insanları şirke götürür kanaatindeyim Allah korusun
NAMAZLARIN FARZI SÜNNETİ OLMAZ
Namazların farzı ve sünneti olmaz Peygamberler örnek olarak, namazları Allah’a kılarlar Diğer Müslüman olanlar da Peygamberin kuranda tarif ettiği gibi, kıldığı namazı, örnek olarak onlar da Allah’a kılarlar Allah’ın emri vardır, Allah’ın yasakladığı vardır Peygamberler kendiliğinden bir hüküm koyamaz bir emir veremez onun yaptıkları ve konuştukları kurandandır Eğer namazın sünneti diye bir namaz kılınıyorsa bu Allah’a şirk olur Kuranda iki çeşit namaz vardır Birincisi peygamber ve diğer Müslümanların Allah’ın emrettiği vakitleri belirlenmiş olan namaz, diğeri de peygamberlerin farklı olarak kıldığı nafile namazdır
17/79- Gecenin bir kısmında kalk, sana ait nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır” Diğer Müslümanlar da kılarlarsa onlarda nafile olarak kılarlar
Eğer peygamber Sünnet namazı kılıyor idiyse, namaza niyet ederken ne diye niyet ederdi? Niyet ettim öyle namazımın sünnetimi kılmaya mı derdi Bu anlayış yanlıştır İşte Yahudilerin ve Hıristiyanların Kendi peygamberlerini ilahlaştırması bu anlamda idi
9/30/Yahudiler: "Üzeyir Allah'ın oğludur" dediler; Hıristiyanlar da: "Mesih Allah'ın oğludur" dediler Bu, onların ağızlarıyla söylemeleridir; onlar, bundan önceki inkar edenlerin sözlerini taklit ediyorlar Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar?
9/31- Onlar, Allah'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rabler (ilahlar) edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de Oysa onlar, tek olan bir İlah'a ibadet etmekten başka bir şeyle emir olunmadılar O'ndan başka İlah yoktur O, bunların şirk koştukları şeylerden Yücedir
Görüldüğü gibi Rab edinmek ilah edinmek demek, Ona olan sevgiyi övgüyü, ihtiramı Allah’a olan sevgi ve ihtiramın önüne geçirmek demektir Soruyorum size öğle namazı on rekâttır diyorlar Dördü ilk sünnet dördü farz ikisi de sünneti müekkede diyorlar Yani dört rekat Allah’a altı rekat peygambere kılınıyor bu çarpık bir paylaştırma değil mi?
6/136- O'nun üretip-türettiği ekin ve hayvanlardan Allah için bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: "Bu Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır" dediler Kendi ortakları için olan (pay), Allah tarafına geçmez, ama Allah'a ait olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçer Ne kötü hüküm veriyorlar?
6/137- Yine bunun gibi onların ortakları, müşriklerden çoğuna çocuklarını öldürmeyi süslü gösterdiler Hem onları helake düşürmek, hem kendi aleyhlerinde dinlerini karmakarışık kılmak için Allah dileseydi bunu yapmazlardı; sen onları ve düzmekte oldukları iftiraları bırak
6/138- Ve kendi zanlarınca dediler ki: "Bu hayvanlar ve ekinler dokunulmazdır Onları bizim dilediklerimiz dışında başkası yiyemez (Şu) Hayvanların da sırtları haram kılınmıştır" Öyle hayvanlar vardır ki, -O'na iftira etmek suretiyle- üzerlerinde Allah'ın ismini anmazlar Yalan yere iftira düzmekte olduklarından dolayı O, cezalarını verecektir
6/139- Bir de dediler ki: "Bu hayvanların karınlarında olan, yalnızca bizim erkeklerimize aittir, eşlerimize ise haramdır Eğer o, ölü doğarsa onlar da bunda ortaktırlar" Allah, (bu) düzmelerinin cezasını verecektir Şüphesiz O, hüküm sahibi olandır, bilendir
6/140- Çocuklarını hiçbir bilgiye dayanmaksızın akılsızca öldürenler ile Allah'a karşı yalan yere iftira düzüp Allah'ın kendilerine rızkı olarak verdiklerini haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır Onlar, gerçekten şaşırıp sapmışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır
Bu Ayetlere baktığımız ve incelediğimiz zaman da Hıristiyan ve Yahudilerin kendi peygamberlerini, ilahlaştırmasıyla, müslümanım diyenlerin peygamberini ilahlaştırması arasında ne fark vardır? Bunları inşallah ilerde detayı ile inceleyeceğiz
Öyleyse Namazın sünneti diye namaza niyet edilmez Peygamberde namazı Allah’a kılar Diğer iman edenler de peygamberin kıldığı gibi Allah’a namazı hangi vakide ait kılacaksa o vakidin ismini anarak Allah için namaz kılmaya diye niyet eder iki rekât kılar ve yeryüzünde rızkını arayarak Eşyanın esrarını çözer durmadan çalışır küfre karşı yenik düşmemenin yollarını arar
4/103- Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın Çünkü namaz, müminler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır
Namazda, Dönülmesi gereken yön, hangi namazı kılacaksa o namaza niyet Kıyam , kıraat, Rüku, sücut yani secde vardır Kıraat kurandan kolay geleni okumaktır Diğer namazda yapılanlar teferruattır Ellerinin bağlı mı olacağı salgın mı olacağı oturduğu zaman ne kadar oturacağı bunlar namazın aslı ile alakası olmayan şeylerdir kişilerin tercihidir
KURANDA BAHSEDİLEN NAMAZ VAKİTLERİ
Kuranda her örnekten bir örnek verdik hiçbir eksik bırakmadık derken Allah nasıl namazın rekatlarını belirtmişse namazın vakitlerini de belirlemiştir Bu vakitleri Ayetlerden örnekler vererek açıklamaya çalışalım
SABAH NAMAZI: 50/39- Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Hamd ile tespih et
Sabah namazı, gecenin bitişi ile başlar, ve güneşin doğuşuna kadar devam eder Gecenin bitişini de kuran başka bir ayette şöyle izah eder
2/187- Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz Allah, gerçekten sizin, nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi, tövbenizi kabul etti ve sizi bağışladı Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını dileyin Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın Mescitlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki sakınırlar
Ayette izah edildiği gibi, Oruç tutmaya başlanılan an gece ile gündüzün birbirinden ayırt edildiği, beyaz iplikle siyah iplik ifadesiyle, sanatsal bir üslupla anlatılan bölümdür Bunun saatini bu konunun uzmanlarına bırakalım Demek ki sabah namazı beyaz iplikle siyah ipliğin biri birinden ayrıldığı zamandan başlayıp, Güneş doğuncaya kadar bölümüdür
ÖĞLE NAMAZI: 24/58- Ey iman edenler, sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olan (çocuk)lar, (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, öğleyin üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (Bu) Üçü sizin için mahrem (vakitleri)dir Bunların dışında size de, onlara da bir sakınca yoktur; onlar yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir
20/130- Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini Hamd ile tespih et (yücelt) Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin
24/58 De bahsedilen açık olarak öğle diye bahsetmektedir 20/130 da ise gündüzün uçlarında diye bahsedilen öğle namazıdır Aslında bu ayette akşam namazı hariç bütün vakitleri kapsamaktadır Güneşin doğuşundan önce kılınan sabah, batışından önce kılınan ikindi, gecenin bir bölümü yatsı namazıdır30/18
İKİNDİ NAMAZI:Yine Aynı ayeti örnek olarak verebiliriz, 20/130- Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini Hamd ile tespih et (yücelt) Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tespihte bulun ki hoşnut olabilesin
AKŞAM NAMAZI: 30/17- Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin)
30/18- Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de
YATSI NAMAZI:50/40- Gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O'nu tesbih et
20/130- Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin
SADECE PEYGAMBERE HAS NAFİLE NAMAZI:17/79- Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır
İşte kurandan verdiğim ayet örnekleri bunlardır İsterseniz namaz vakitleriyle ilgili karmaşık olarak ayetleri vereyim hangi ayette hangi namaz vardır onun kararını siz verin
17/78- Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır
17/79- Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır
24/58- Ey iman edenler, sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olan (çocuk)lar, (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, öğleyin üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (Bu) Üçü sizin için mahrem (vakitleri)dir Bunların dışında size de, onlara da bir sakınca yoktur; onlar yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir
30/17- Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin)
30/18- Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de
50/”39- Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et
50/40- Gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O'nu tesbih et
Gönderen Ali Rıza Borazan zaman: 01:13 0 yorum
Gönderen Ali Rıza Borazan zaman: 09:04
2 yorum:

Emrullah dedi ki

Selam

Hocam bloğunuzla yeni karşılaştım samimiyetiniz beni şaşırttı ben bu düşüncelere sahip olan kişilerin kalmadığını ve tek başıma olduğumu

 

 

Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
Harita Harita2 Harita3 Harita4 Harita5 Harita6 Harita7 Harita8 Harita9 Harita10 Harita11 Harita12 Rüyatadı Mumsema Forumacil Mumine Dantel Netalemi Örgü Google Şiirler validator.w3